Cumartesi, Ağustos 23, 2014

Gülay Öztürk- Radyo Hicret Ehli

Canlı Yayını Takip Edip, Sohbet Kayıtlarını Dinleyebileceğiniz Yeni Web Sitemizi Ziyaret Edebilirsiniz....

Gül yüzlüm özlemim bitmiyor Sana

su sıcak çöllerde bir kum tanesi Olsaydım ayağın bassaydın bana Gözyaşım vuslatın son bahanesi Gül yü...

“Allah’ın rahmetinden umudunuzu kesmeyin.

  Allah Teala buyurdu ki; ‘Ey Ademoğlu! Sen bana dua ettiğin ve benden umduğun sürece, işlediğin gün...

KALPTE NE VARSA YANSIYAN ODUR

  Ahlâk kalbin içindeki şeylerin dışa yansımasıdır. Herkes davranışları ile fıtratında gizlenen sıfa...

Rabbim affetsin bizleri ... Aminn!

  Bunca ezanlar okunuyor, ama nedense çoğu duymuyor..ALLAH (cc): "Namaz farzdır, kılın." diyor..İnsanl...

  • Gülay Öztürk- Radyo Hicret Ehli

    Pazartesi, 07 Temmuz 2014 00:00
  • Gül yüzlüm özlemim bitmiyor Sana

    Çarşamba, 29 Ağustos 2012 13:03
  • “Allah’ın rahmetinden umudunuzu kesmeyin.

    Pazartesi, 06 Ağustos 2012 11:09
  • KALPTE NE VARSA YANSIYAN ODUR

    Pazartesi, 06 Ağustos 2012 10:49
  • Rabbim affetsin bizleri ... Aminn!

    Pazartesi, 06 Ağustos 2012 10:05
Yazı Font
KUR'AN AHLAKI YENİ DOĞAN BİR ÇOCUĞA NASIL İSİM VERİLİR?‏

YENİ DOĞAN BİR ÇOCUĞA NASIL İSİM VERİLİR?‏

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 12
ZayıfEn iyi 

İnsanın sıcak bir yuva kurmasının gayelerinden biri de çocuk sahibi olmaktır. Zira Hz. Peygamber’in (s.a.v) ifadesiyle çocuk, semeretü’l-kulûb (kalplerin meyvesi) ve kurretü’l-ayn’dır (gözün nuru). Onları helal kazançla beslemek, okutmak, terbiyeli ve ahlâklı yetiştirmek, zamanı gelince uygun bir eşle evlendirmek, onları sevmek, dua etmek, koruyup kollamak, iyi birer insan olmaları için gerektiği kadar ilgilenmek, anne-babaların başlıca vazifelerindendir. Bu görevler silsilesinin ilk basamağını onlara vereceğimiz isimler oluşturur.
İslam âlimleri ismi kimin koyacağı hususunda bazı tavsiye ve önerilerde bulunmuşlar ve öncelikle hak sahibi olanın baba olduğunu beyan etmişlerdir. Şayet baba ölmüş ise bu hakkı kullanma yetkisi annenindir. Çocuğa isim verme hakkını annenin kullanmasının en güzel örneği yetim olarak dünyaya gelmiş olan Sevgili Peygamberimiz’e (s.a.v) “Muhammed” adının annesi Amine Hatun tarafından verilmesidir.

İSMİN MANASI GÜZEL OLMALI

Konulacak ismin güzel bir manasının olması, İslam inancına ve hükümlerine uygun olması gerekir. Anlamı İslamî akideye uygun olmayan, dinin yasakladığı bir anlam taşıyan isimlerin çocuklara verilmesi uygun değildir. Hz. Peygamber (s.a.v) yeni Müslüman olanların şirk dönemindeki isimlerini değiştirmez, genellikle aynen bırakırdı. Ancak bu isimler arasında manası çirkin veya Allah’tan başkasına kulluğu ifade edenler varsa, mesela müşriklerin taptığı putlardan biri olan Uzza’nın kulu anlamındaki Abdüluzza ve benzeri isimleri genellikle, Allah’ın kulu manasında Abdullah veya Rahman’ın kulu manasında Abdurrahman gibi isimlerle değiştirirdi. “Allah katında isimlerin en güzeli Abdullah ve Abdurrahman’dır” hadisi (Buharî, Edeb) isim koyma hususunda İslam’ın genel prensibini belirlemektedir.

KÖTÜ İSİMLER BAZEN KADERE TEVAFUK EDER

Osmanlı’nın kuruluş dönemlerinde yaşamış olan büyük alim ve mutasavvıf İbn Melek konunun önemini şöyle anlatır: “Sünnet-i seniyyeye göre kişinin çocuğu ve sorumluluğu altındakiler için güzel isimleri tercih etmesi gerekmektedir. Zira kötü isimler bazen kadere tevafuk eder.” Ayrıca isim sahibi psikolojik olarak hayatını farkına varmadan, adının taşıdığı anlam doğrultusunda yönlendirebilir.

YENİ DOĞAN BİR ÇOCUĞA NASIL İSİM VERİLİR?

İslam’da çocuğa genellikle doğduğu gün veya gece isim verildiği gibi, doğumunun üçüncü veya yedinci gününde ad konulmaktadır. Rasulullah (s.a.v) oğlu İbrahim dünyaya gelince “Bu gece bir oğlum doğdu; ona ceddim İbrahim’in adını verdim.” (İbn Sad, et-Tabakatü’l-Kübrâ) buyurmuşlardır. Dinimizde yeni doğan bir çocuğa aşağıda vereceğimiz hususların uygulanması müstehap olarak görülmüştür:
• Yeni doğan çocuğa süt vermeden evvel ağzına yumuşatılmış hurma gibi tatlı bir şeyler sürülür.
• Çocuğa doğunca veya doğumu müteakip yedinci günü adı konur.
• Çocuğun ismini ilmiyle âmil, ehli salih bir zata koydurmak iyidir. Ashab-ı kiram çocuklarına isimlerini Peygamber Efendimiz’e verdirmeyi tercih etmişlerdir.
• Çocuk isim koyacak kişinin kucağına verilir. Kişi abdestli bir şekilde kıbleye döner, önce sağ kulağına ezan, sol kulağına ise kamet okur ve üç kere çocuğun sağ ve sol kulaklarına ismini tekrar eder.
• Çocuğa isim koyduktan sonra hayır duada bulunulmalıdır. Peygamber Efendimiz: “Ya Rabbi bu çocuğu hayırlı ve salihlerden eyle ve onun güzel bir şekilde yetişmesini sağla” diye dua etmiştir.

İSMİN KUR’AN’DA GEÇMESİ ŞART MI?

Halkımız arasında çocuklara konacak isimlerin mutlaka Kur’an’da geçmesi gerektiği gibi yanlış bir inanış hakim. Hadislerden de anlaşıldığına göre Efendimiz evlatlarımıza güzel ve anlamlı isimler koymamızı tavsiye ediyor. Ancak bir ismin güzel olması için onun mutlaka Kur’an-ı Kerim’de olması gerekmez. Çünkü Kur’an’da şeytan, iblis, Karun, Haman, Ebu Leheb gibi isimler de var.
Mesela günümüzde kız çocuklarına yaygınca verilen “Aleyna” diye bir isim var. Manasına bakılmaksızın, kulağa hoş geliyor, Kur’an’da da geçiyor diye bu ismi kız çocuklarına koyuyorlar. Halbuki “aleyna” kelimesi “bizim üzerimize olsun” anlamına gelen bir ifadedir. Kur’an’da geçiyor diye çocuklara bir mana ifade etmeyen böyle isimlerin verilmesi doğru değildir.

Tabi bu ismin bir de yabancı dillerden, örneğin İbranice kız ismi olan “İlena”, İngilizce söylenişiyle, “Aleine” den alınma ihtimali de var. Çocuğa verilecek ismin onun hayat çizgisinde büyük bir önemi haiz olduğunu düşünerek, kendi dînî inancımıza, kültürümüze, örf, adet ve geleneklerimize uygun ve güzel bir anlamı olan isimler vermeye dikkat etmeliyiz.

BİZDEN HABERLER

Allah`ın varlığına inanan bir insanın ilk yapması gereken, Yaratıcısı`nın emir ve yasaklarını öğrenmektir. Allah`ın razı olacağı ahlakı, davranışları, yaşam biçimini, emir ve yasaklarını öğrenebileceği en önemli kaynak ise Kuranı Kerim'dir.

Vicdanına uyan insan, Allahın Kuran da bildirdiği sınırları koruyarak yaşar. Ahirette hesabını vereceğini bildiği için Allahın razı olmayacağı davranışlardan uzak durur. Rüşvet, kumar, kıskançlık, hırsızlık, cinayet, zina gibi Kuran ahlakına uymayan eylemlere yaklaşmaz.

Dini yaşamayan toplumlarda ise insanlar her türlü ahlaksızlığa açık hale gelir. Dinsiz bir toplumda öncelikle aile kavramı ortadan kalkar. Aileyi oluşturan bağlılık, sevgi, saygı ve sadakat gibi değerler tamamen yok olur. Aile kurumunun zarar görmesiyle de toplum çökmeye başlar. Dinsiz toplumlarda kimse kimseye saygı, sevgi ve merhamet duymaz.Kuran ahlakının yaşanmasının insan hayatı için çok önemli faydaları vardır. Yeryüzünde yaşanan tüm olumsuzluklar, savaşlar, zulümler ancak bu güzel ahlakın yaşanmasıyla çözüme kavuşur.

Devlet Sistemine Faydaları:
İtaat Kuran da sıkça geçen bir konudur. Kuran ahlakına sahip bir insan devletine karşı itaatli ve saygılı olur. Böylece devlet sistemi düzenli işler.

Allah korkusu olan insanlardan oluşan bir toplumda adli olaylar neredeyse tamamen sona erer. Anarşi, terör, bozgunculuk, cinayet gibi olaylarla uğraşmak zorunda kalmayan devlet, bütün gücünü ülkenin içte ve dışta kalkınması ve güçlenmesi için harcar. Bunun sonucunda da güçlü bir devlet ortaya çıkar. Eğitime Sağladığı Faydalar:
Kuran ahlakını yaşamak çocuklara ve gençlere olgunluk ve akıl getirir. Bu tür gençlerin olaylara bakış açıları Kuran'a ve Allah'ın rızasına uygun olacağından, günümüz gençlerinde görülen dejenerasyon, saygısız üsluplar, sorumsuz tavırlar sona erer. Böylece okullarda disiplin olayları tamamen ortadan kalkar. Öğretmenler ve öğrenciler arasında itaate, saygı ve hoşgörüye dayalı bir ilişki oluşur. Böylece huzurlu ve verimli bir eğitim ortamı oluşur.

Çalışma Hayatına Faydaları:
Kuran ahlakını yaşayan insanların bulunduğu toplumlarda, işyerlerinde de anlayış, hoşgörü, işbirliği ve adalet ortamı sağlanır. İş sahipleri çalışanlarının sorunlarıyla ve sağlıklarıyla yakından ilgilenir, emeklerinin karşılığını tam olarak verir. Çalışanlarını kesinlikle mağdur etmez. Güçlünün zayıfı ezdiği bir ortam asla oluşmaz. Dedikodu yapmak ya da başarılı olanları kıskanmak ve başarılarını engellemeye çalışmak gibi hoş olmayan tavırlar görülmez. Çalışanlarla işveren arasında çıkara ve birbirini dolandırmaya değil, işbirliği ve güvene dayalı bir ilişki oluşur. Allah?ın razı olmayacağı gayri ahlaki her durumdan şiddetle kaçınılır. Böylece huzurlu ve mutlu bir çalışma ortamının oluşmasıyla verimde yükselir.

Aileye Getirdiği Faydalar:
Kuran ahlakını yaşayan bir ailede kavga, huzursuzluk, geçimsizlik olmaz. Anne-baba ve tüm aile fertleri birbirlerine karşı son derece saygılı davranır. Hoşgörü, güven, saygı ve sevgiye dayalı bu ortamda huzur da eksik olmaz.

 

Cumartesi, 23 Ağustos 2014  
26. Şevval 1435

Radyo Cinar

Facebook

Namaz Vakitleri

Ülke :
Bölge :

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün10281
mod_vvisit_counterDün12259
mod_vvisit_counterBu Hafta79043
mod_vvisit_counterGeçen Hafta65550
mod_vvisit_counterBu Ay261054
mod_vvisit_counterGeçen Ay397063
mod_vvisit_counterTümü4368590